• Websiteme Hoşgeldiniz - 26/10/2020

NEDEN YÜZ OKUMA?

Yaşamınız boyunca kaç yüze gözünüz takılıp kaldı? 

Gördüğünüz her bir yüz, eşsizdir ve benzersizdir, yalnızca o insanın ruhuna aittir. 

Antik çağlardan beri insanlar, gerçekte kim olduğumuz ve bu dünyaya geliş amacımızı merak ederek derin gözlem ve araştırmalar yapmıştır. Bu ayrıntılı çalışmalar sonucunda birçok sofistike yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Yüz Okuma’nın Çin’de M. Ö. 3000 li yıllardan öncesine kadar Tao’ya, I Ching’e kadar giden bir geçmişi olduğu biliniyor. 

Çin’de milattan önce 3000’lerde ‘Sarı İmparatorluk’ döneminde kadınlara dokunmak yasakmış. Bu nedenle ilk doktorlar, uzaktan bakarak hastalıkları teşhis etmeye çalışırmış. Zaman içinde, organların sağlık durumunun ve kişilik özelliklerinin yüz hatlarına yansıdığını keşfetmişler.

Çin Tıbbı ile aynı temel ilkelere sahip Çin Yüz Okuma Sanatına göre zihin ve beden sürekli bir etkileşim halindedir. Birbirinden ayrı düşünülemez. Duygusal iniş ve çıkışlarımız hem fiziksel hem ruhsal değişimlere neden olur. Bizim bir parçamız olan yüzümüzün bu etkileşimden nasibini almaması düşünülebilir mi? Daha anlaşılır bir dille söylersem; bir bütünün en küçük parçası bile, o bütüne ait tüm özelliklerini taşır. Yüzümüz de bedenimizin bir parçası olduğuna göre, beden ve zihinde neler olup bittiğini yansıtan bir aynadır diyebiliriz.

Çinliler, yüz okumayı çok önemsemişler ve bir sanat haline getirmişlerdir. Onların, binlerce yıllık insan yüzüne yaptıkları yakın gözlem ve deneyimler sonunda, hastaların kişilik yapıları hakkında muazzam bir bilgi birikimi oluştu.

Yüzümüz kim olduğumuza ve neden o kişi olduğumuza dair derin gerçekleri yansıtır. Yüzümüz, gerçek özümüze ait cevherimizi ve dengede olmak için nelere ihtiyaç duyduğumuzu bize söyler. Güçlü yanlarımızı ve yeteneklerimizi, bizi zora sokan kişilik özelliklerimizi, sağlığımıza ait ipuçlarını, gerçek aşkı nasıl bulacağımızı, geçmiş-şimdi ve geleceğimize ait tüm bilgileri, yüzümüzde gizlenmiş şifreleri çözerek öğrenebiliriz.

Yüz okuma sanatı ne sihirdir ne bir faldır. Çin tıbbıyla akupunkturun da temeli olan kadim bilimden kaynağını alan bu yöntem beş bin yıldır uygulanmakta.

Çin yüz okuma sanatı ile karşınızdakilerin yüzüne bakarak düşünce tarzını, ne hissettiğini ve davranışlarının altında yatan gerçek niyeti okumak hayal değil. Daha da önemlisi, kendinizi tanımak için her an göz önünde olan yüzünüzden yararlanabilirsiniz.

Kendini yakından tanıyarak geliştirmek, yeteneklerine uygun kariyer planı yapmak isteyen kişilerin bu sanatı öğrenmesi faydalı olacaktır. Bugün bu kadim sanat, yurt dışında değişik mesleklerde zorunlu ders olarak okutulmaktadır. İş dünyası, psikoloji, tıp ve biyoloji gibi doğrudan bağlantılı bölümlerin yanı sıra iletişim, istihbarat, polis, kriminoloji, turizm, işletmecilik,insan kaynakları, ressamlık vs. fotoğrafların incelenmesi yoluyla hastalara teşhis koyma, tarihi resim eserleri üzerinde inceleme yaparak tarihi şahsiyetlerin karakterlerini belirlemek için halen kullanılmaktadır

Tıpkı Stefan Zweig’in dediği gibi, “ Ben seni, senin kendini tanıdığından daha iyi tanıyorum. “ diyebilmek için, Çin yüz okuma sanatı eğitimlerime katılabilir ve siz de bu kadim sanatı öğrenebilirsiniz.